“Yıllar geçse de üstünden, bu kalp seni unutur mu” Mayıs 2005te Pierre van Hooijdonk şampiyon takımın lider futbolcusu olarak Şükrü Saraçoğlu stadının çimlerinde oğluyla birlikte veda koşusu ve selamı yaparken hoparlörlerden gelen ve binlerce insanın dudaklarından dökülen sözlerdi bunlar…

Bugün, yani 8 Temmuz 2008, 3 sene 2 ay bir başka deyişle de aşağı yukarı 1140 gün olmuş Pierre gideli. Bu geçen 1140 günün her birinde hissedilmiş onun yokluğu. Sahada kendisini görmek hep büyük bir heyecan verdi tribünlere. Her frikikte “Heh! İşte bu!” denildi… Çok takıma “koydu”, çok takımın taraftarlarına “koydu” ama en çok Fenerbahçe taraftarına “koydu” veda edişiyle. Hep sevinçten gözleri yaşartmıştı giderken üzüntüden.

Bir gün geri gelecek dönence diyerek birçok taraftar onu takımın başında bir yetkili olarak görmek istiyor. Menajer, teknik direktör, coach, scout… Her ne olursa. O gülümsemesi, Hollanda’da dahi olsa evinden LigTV’si, oğlunu Fenerbahçeli yapacak kadar kulübü benimsemesiyle hep hatırlanacak, hiç unutulmayacak.

Mateja Kezman, Deivid de Souza, Alex, Dani Güiza… Daha çokları gelir geçer Kadıköy’den ancak hiçbiri Pierre’in hissettirdiklerini hissettiremez. Fitili ateşleyen adamdır Pierre. 2003-04 senesinde Beşiktaş’ın 8 puan gerisinden gelip kazandırdığı şampiyonluk ve o çekirdek kadro 2007-08deki şampiyonlar ligi çeyrek finali oynama başarısını sağladı.

İngiltere liglerinin en çirkef 10 oyuncusu arasında kendisini gördüğümde çok şaşırmıştım. Çünkü o sıralar Türkiye’de bütün takım taraftarlarının sevgilisi sempatik futbolcu olarak dolaşıyordu. Nottingham Forest takımında oynarken menajerle yaşadığı problemler ve tartışmalar kendisini bu listeye koymuş belli ki. Ancak liste de adil yapılmamış, ne çirkefler gördü o lig. Listenin başına büyük bir efsane olan Eric Cantona yazılabilirdi mesela. Adanın en huysuz çocuğuydu.

Pierre nerede ne takımda ne gibi bir iş yapıyor olursa olsun, “efsane futbolcu” deyince Georghe Hagi ile birlikte hep aklımda tutacağım kendisini.

Feryal abla özledi seni be Pierre… Dön artık evine!