Futbol sadece sahada gözükenler değildir. Futbolun meyvesi de gol falan değildir. Kimse sallamasın. Futbolun meyvesi paradır, şandır, şöhrettir. Maç kazanılmaz, para kazanılır.

Bu üstte yazılanlar aslında bazı futbolcuların bana düşündürdükleri. Bunlardan bir tanesi Mehmet deyip bağrımıza bastığımız Marco Aurélio. Trabzonspor’dan Fenerbahçe’ye gelişi öncelikli para ikinci olarak da Avrupa kupalarında oynama şansıydı. Parayı kazandı, Avrupa kupalarında da oynadı. Fenerbahçe ortasahasının değişilmezi oldu. Türk oldu, milli takımda oynadı. Reklamlarda milli marşımızı söyledi… Daha doğrusu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu, daha fazla paraya hayır demedi milli takımda oynadı, reklamlardan da güzel para gelince milli marşı da söyledi. Ama bu kadarı kesmedi Marco’yu, Real Betis’e gitti. Aslında Marco, başarının değil paranın daha fazlasını istedi hep.

Brezilya’dan gelen oyuncuların dahi tanımadığı bir isimdi Marco. Sarı lacivert formayla tanıdı onu bütün dünya, Türk milli takımında izledi dünya alem, ama o her şeyi 500 bin euro fazladan kazanacağı bir takıma giderek harcadı. Ben şahsen Türkiye’de yaşadığı süre içerisinde milli takımda oynamasından rahatsız değildim. Bu ülkeye gönül verdiğine, burayı benimsediğine inananlardandım. Ancak artık kendisinin bu sevgiyi, benimsemeyi hak etmediğini görüyorum. Ayrıca Türkiye’yle herhangi bir bağlantısı kalmadığına göre bundan sonra milli takım forması giymesini de gereksiz ve saçma buluyorum.

Fenerbahçe için bir Marco Aurelio bulmak çok zor değil, üç aşağı beş yukarı doldurulur bir şekilde onun yeri. Kimse vazgeçilmez olamaz. Ama ben bu kulübün ve Türk insanının kendisine verdiği sevgiyi hiçbir ülkenin hiçbir kulübünün verdiğine ve vereceğine inanmıyorum. Brezilyalıların dahi tanımadığı Brezilyalı futbolcuydu, Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamış Euro 2008′in en iyilerinden bir Türk olmuştu ancak değerini bilemedi. Manevi birçok şey maddi değerlerin üstündedir benim için. Hele bir de konu spor olunca bu kadar ticari bakılması saçma geliyor bana. Seni isteyen takımına sırtını dönüp böyle yüzüstü bırakıp gitmek, ne kadar ahlaklı bir davranış sorgulamak gerekli.

Bugüne kadar bu ülkede yaşanılan hangi sportif başarıda katkısı varsa hepsi için binlerce teşekkür. Ama böyle olmamalıydı be… Bana çok koydu bu çok…