You are currently browsing the daily archive for Temmuz 11th, 2008.
Beşiktaş kaç sezondur bir türlü düzgün bir takım, çekirdek bir kadro oluşturamadı. Bu sezonlara bakıp değişmeyen oyuncuları düşündüğümüzde bunlar İbrahim Toraman ve İbrahim Üzülmez’di. Onlar dışında uzun süredir bu takımda olan yok gerçekten. Yabancılar zaten Bobo haricindeki herkes gelip giden sürekli değişen isimler oldu. Tello ve Cisse ile de istikrar sağlanmaya çalışılıyor. Delgado’yu bu isimler arasına katmıyorum, çünkü eminim ki alanı olsa Beşiktaş anında satar onu. İbrahim Üzülmez yıllardır taraftarın oyununu beğenmediği ancak buna rağmen solbek pozisyonuna yapışmış bir isimdi. Toraman ise aslında takımın en istikrarlı performans veren oyuncusu. Neyi iyi yapıp neyi yapamayacağını bilirsiniz. Risk payı çok yoktur. Bana göre de Türk defans oyuncuları arasında ilk 3 arasındadır.
Malum kavga sonrası Beşiktaş yönetimi her zamanki gibi bana göre “onurlu duruş”u olma kaygısıyla iki oyuncunun da satılacağını açıkladı. Yine benim öngörüm şu ki, İbrahim Üzülmez Türkiye Ligi’nden bir takıma satılacak, Toraman ise açıklanan fiyata alıcısı olmayacağı için takımda kalacak. Bir süre takımdan ayrı çalışır, sonra kadroya çağrılır, affedilir.
Aslında önemli olan bu kavganın neden olduğu vs değil. Beşiktaş’ta kesin ve net bir şekilde otorite boşluğu var. Otorite boşluğu değil de bolluğu diyelim biz buna. Sinan Engin, garip Ertuğrul, her şeyi ben bilirim diyen Demirören… Futbolcular içinde de bu durum var, kimsenin kimseye saygısı yok. Türklerle yabancılar arasında bağlantı yok. Hatta yabancıların kendi arasında bile bi bağlantısı, arkadaşlığı yok. Cisse bu takımdan gitse dönüp kimle görüşür ki gittikten sonra?
Yapılan transferlerden hiç söz etmek istemiyorum. Çünkü söz edilmesi gerekenden çok fazla yanlış ve acele transfer var. Hem alınanlar hem gönderilenler, iki senedir o kadar yanlış ki… Zapotocny, Seric veya Sivok bu takıma ne katacak çok merak ediyorum sadece. Beşiktaş’ın ihtiyacı daha iyi oyuncular veya daha iyi bir teknik kadro değil, sadece değişim. Ama oyuncuların değişimi değil, yönetimin değişimi. Bu kadar yüksek beklentili bir takımın başında da sanırım Ertuğrul Sağlam’dan daha “sağlam” bir teknik adam gerekli. En azından oyuncuların saygı duyabildiği, inandığı bir isim.
